Maraş Okul Katliamının Karanlık Yüzü: C31K Grubu

Maraş’ta meydana gelen okul katliamının ardındaki gizemli yapı, “Cehennemin 31. Katı” olarak bilinen C31K isimli Telegram grubudur. Bu grup, suç örgütleri arasında önemli bir yere sahip olup, birçok alt grubu da bünyesinde barındırmaktadır. Gazeteci Tolga Şardan, bu grup hakkında önemli bilgilere ulaştığını açıkladı. İddianameye göre, C31K’nın işleyişi ve yapısı oldukça dikkat çekici.

Şardan’ın aktardığı bilgilere göre, soruşturma kapsamında adli kovuşturma başlatılan sanıkların çoğunluğu 14-16 yaş aralığındadır. Grubun kurucusu A.T., C31K’yı oluşturduğunda sadece 15 yaşında bir gençti ve “Ebu Cehil” kod adıyla anılmaktadır. İslam tarihinde Ebu Cehil, Hazreti Muhammed’e karşı muhalefetiyle tanınan bir figürdür.

İddianamede, sanıkların çoğunun anne ve babalarına ait cep telefonu hatlarını kullandığı belirtiliyor. Orta yaş ve üzeri bireylerin anlamakta zorluk çekebileceği birçok olayın yaşandığı grup için savcılık, TCK’nın 220. maddesi uyarınca “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve örgüte üye olmak” iddialarıyla yargılanmalarına karar verdi.

Öne çıkan bir diğer durum ise, gençlerin ebeveynleriyle ters düşen bir yaşam tarzı benimsedikleri. Maraş’taki olayın faili İ.A.M.’nin babası ve Emniyet Müdürü U.M.’nin açıklamalarında bu durumun altı çiziliyor. Üst düzey bir emniyet yetkilisi, bu gelişmeleri “Z kuşağı terörü” olarak özetliyor.

Her ne kadar adli soruşturmalar yürütülse de, özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerin bu olayları anlamakta zorlandığı gözlemleniyor. Telegram ve Discord gibi platformlar, 14-16 yaş grubunu derinden etkileyerek suç dünyasının merkezine dönüştü. Pandemi döneminde bu yaş grubundaki gençlerin bu platformları kullanması, durumu daha da karmaşık hale getirmiştir.

Türkiye’nin nüfusu yaklaşık 87 milyonken, ülkede 67 milyon X hesabı ve 54 milyon Instagram hesabı bulunmaktadır. Bu rakamlar, Z kuşağı terörünün kontrol altına alınmasının ne denli önemli olduğunu gösteriyor.

Kahramanmaraş’taki trajik olay sonrasında Adalet, İçişleri, Sağlık ve Milli Eğitim Bakanları bölgeye giderek gelişmeleri yerinde takip etti; ancak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın olayın hemen ardından kente gitmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için Z kuşağı terörüne karşı etkili bir strateji geliştirilmesi gerektiği açıktır. Dolayısıyla, iktidarın bu konudaki sorumluluğunu hızla belirlemesi ve uygulamaya geçmesi gerekiyor. Bu olayların çözümü için hangi yöntemlerin kullanılacağı konusunda acilen bir karar alınmalıdır.

Author: Hakan Kaplan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir