CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, Milli Savunma Politikaları Kurulu, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda, Yıldırımhan füzesinden askeri hastanelere, ‘iç cephe’ konularından Milli Savunma Bakanlığı’ndaki atamalara kadar birçok önemli mesele ele alındı. CAO Milli Savunma Politika Kurulu Başkanı Atilla Kezek, iktidarın hazırladığı Türkiye’nin deniz yetki alanlarını belirleyen Mavi Vatan Yasası’nın bir ‘zorunluluk’ olduğunu vurguladı. Ayrıca, CHP’li belediyelere yönelik yapılan operasyonlar da toplantının gündemindeydi.
CAO Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, açılış konuşmasında Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik operasyonları eleştirdi. Tezcan, “Artık Türkiye’de bu tür olaylar sıradan hale geldi. Belediyeler hakkında soruşturma yapılmasına karşı değiliz; ancak iki önemli noktaya dikkat çekmek istiyoruz. Öncelikle, yargının eşit muamele etme zorunluluğu bulunmaktadır. İktidar partisine ait belediyelerde hiçbir soruşturma yapılmazken, CHP’li belediyelere sabaha karşı baskınlarla operasyon yapılması adil ve hukuki değildir. İkinci olarak, Ceza Muhakemesi Kanunu gereği, kaçma ihtimali bulunmayan belediye görevlileri ve yöneticilerin çağrılarak ifadelerinin alınabileceği aşikarken, bu şekilde gözaltına alınmaları bir yargı değil, algı operasyonudur” dedi. Tezcan, Ekrem İmamoğlu’na yönelik casusluk suçlamasının da “mantıksız” olduğunu ifade etti.
CAO’nun saha faaliyetleri hakkında bilgi veren Tezcan, “4 Mayıs’ta başlayan yeni saha çalışmalarımız güçlü bir şekilde devam ediyor. Önceden de sahadaydık, ancak şimdi 1. evrede 106 bin, 2. evrede 186 bin sandık görevlimizle kapı kapı çalışıyoruz. Her kapıya giderek vatandaşlarla birebir iletişim kuruyoruz. Bu çalışmalar sıradan bir propaganda faaliyeti değildir; amacımız insanlarla tanışmak ve onlara ‘Biz buradayız’ mesajını vermektir. 2 milyon üyemizle sokaktayız ve ilk seçimlerde bu kötü gidişatı düzelteceğimize inanıyoruz” diye konuştu.
Savunma konusuna da değinen Tezcan, “Türkiye’nin milli savunması için en önemli temel, ülkede milli birliğin ve dayanışmanın sağlanmasıdır. Toplumsal dirençliliği artırdığınızda güvenlik alanında da önemli adımlar atabilirsiniz. İktidarın ‘iç cepheyi güçlendirmek’ dediği şey, aslında toplumsal dayanışmayı güçlendirmektir. Bunun yolu, hukukun üstünlüğü ve adaletin sağlandığı bir düzenin oluşturulmasından geçiyor” değerlendirmesinde bulundu. Gazeteciler Alican Uludağ ve İsmail Arı’nın tutuklu olduğunu hatırlatan Tezcan, “Bu tür bir ortamda iç cepheyi güçlendirmek mümkün değildir” dedi.
Toplantının devamında Atilla Kezek, ekibinin Aralık ayında kamuoyuna tanıtıldığını ve 3 milletvekili de dahil olmak üzere toplam 11 kişiden oluştuğunu hatırlattı. “Bu ekip, milli savunma politikalarını partimizin hükümet programına dönüştürmek için çalışıyor. Bizim görevimiz, cumhurbaşkanı adayımızın uygulayacağı hükümet programını hazırlamaktır” şeklinde konuştu.