Cebimizdeki ücretsiz terapi! Bir ayna gibi çalışıyor ama sonuçları ağır olabilir | İşte dikkat edilmesi gerekenler

Günümüzde yapay zeka, hayatımızın hemen her alanına entegre olmuş durumda. Özellikle son yıllarda, yapay zeka destekli terapiler, insanların ruhsal sağlıklarını iyileştirmek adına alternatif bir çözüm olarak dikkat çekiyor. Bu platformlar, kullanıcılara 7/24 erişim imkânı sunarak, anında yanıtlar veriyor ve kişiselleştirilmiş tavsiyeler sağlıyor.

Business Insider’da yayımlanan yazısında Julia Pugachevsky, yapay zeka destekli terapinin sunduğu fırsatlar ve sınırlamalar üzerine benzer düşüncelerini paylaşıyor. Geçtiğimiz günlerde kişisel bir sorunla ilgili tavsiye almak amacıyla ChatGPT ile tam bir saat süren bir sohbet gerçekleştirdiğini belirten Pugachevsky, konuyu şu sözlerle kaleme aldı:

Acı çektiğim kişisel bir sorun için tavsiye almak amacıyla ChatGPT ile tam bir saat geçirdim. Eşimi ve arkadaşlarımı daha fazla sıkmak istemediğim için içimi ChatGPT’ye döktüm. Ancak fark ettim ki, yalnızca ben değil, pek çok kişi benzer şekilde yapay zeka platformlarını kullanıyor. Reddit kullanıcıları, ChatGPT ile terapi arayışlarını ve insan davranışlarını tespit etme üzerine deneyimlerini paylaşırken, TikTok kullanıcıları ise bu platforma sesli günlük tutma veya terapist taklidi yapma gibi ipuçları veriyor.

Los Angeles’ta lisanslı bir evlilik ve aile terapisti olan Rachel Goldberg ile görüştüğümde ChatGPT’yi terapötik amaçlarla kullanan kişileri duyduğunda şaşırmadığını belirtti. Hatta bir danışanının platformu, yüz yüze terapi seanslarının dışında günlük olarak kullandığını söyledi. Adının gizli tutulmasını isteyen Emily ise stresli anlarda düşüncelerini beyin boşaltma amacıyla ChatGPT’ye yazdığını ifade etti. Bazen, bir terapist ya da arkadaşlarına yük olmaktan çekinerek, sadece bir şeyi hızlıca işlemesi gerektiğinde yapay zekadan tavsiye alıyor. ChatGPT’nin ona bazen “hayatının en muhteşem tavsiyesini” sunduğunu bile söyledi.


KİŞİLERİN YALNIZLIK HİSSİNİ DERİNLEŞTİREBİLİR VE KAYGIYI ARTIRABİLİR

Ancak, ChatGPT’nin kullanımındaki etik sorular, çevresel etkileri ve bireysel yaşamlar üzerindeki etkileri göz ardı edilebiliyor. Birçok terapist, bu tür platformların kullanımında sınırların önemini vurguluyor.

Hızla verilen yanıtlar, kişilerin yalnızlık hissini derinleştirebilir ve kaygıyı artırabilir. ChatGPT, nazikçe bir onay vererek rahatlatıcı olabiliyor, ancak gerçek bir terapist daha derinlemesine bir analiz yaparak kullanıcının davranışlarını sorgulayabilir.

Bununla birlikte, ChatGPT gibi platformlarla paylaşılan bilgiler gizlilik sözleşmelerine tabi olmadığından, birçok kullanıcı gizlilik ve veri güvenliği konusunda endişe duyuyor. 

Peki, genel olarak insanlar yalnız oldukları için mi yapay zekaya yöneliyor, yoksa yapay zeka ile fazla zaman geçirmek mi onları daha da yalnızlaştırıyor?

‘YARGILAMIYOR VE KESİNTİSİZ BİR ŞEKİLDE DİNLİYOR, BU DA İNSANLARA CAZİP GELİYOR’

Klinik Psikolog Gözde Göktaş, “Bu çift yönlü işleyen bir döngü olabilir. Sosyal ilişkileri sınırlı olan bireyler, birileri tarafından anlaşıldıklarını hissetmek için yapay zeka ile etkileşime geçebilirler. ChatGPT gibi bir sistem, yargılamayan, kesintisiz dinleyen ve her zaman ulaşılabilir bir alan sunuyor. Bu da sosyal ilişkilerdeki belirsizlik ve duygusal yüklerden kaçınmak isteyen biri için oldukça cazip bir seçenek olabilir” dedi.

Ancak bu durum, kısa vadede rahatlatıcı gelse de uzun vadede kişinin insan ilişkilerinden daha da uzaklaşmasına yol açabileceğine dikkat çeken Göktaş, “Çünkü insanlarla kurulan ilişkiler, zaman zaman zorlayıcı ve karmaşık olsa da kişisel gelişimin ve psikolojik dayanıklılığın temel taşlarından biridir. Eğer bir birey, sosyal ilişkilerdeki hayal kırıklıklarını veya zorlukları yaşamamak için yapay zekaya yönelmeye başlarsa, bu onun yalnızlığını gidermekten çok, derinleştirebilir” ifadelerini kullandı.

‘YAPAY ZEKA DAHA ÇOK BİR AYNA GİBİ ÇALIŞIR’

“Duygusal olarak zorlanan birçok insan, düşüncelerini yazıya dökerek ya da birilerine anlatarak rahatlama ihtiyacı hisseder. ChatGPT bu anlamda, bir çeşit ‘duygusal boşalma’ alanı sunabilir” diyen Gözde Göktaş, şu bilgilerin altını çizdi:

— Kendi iç dünyasını ifade etmek, bir robot bile olsa karşısında bir yanıt alabilmek, kısa vadede kişinin rahatlamasını sağlayabilir. Ancak burada önemli bir ayrım var: Duygularını paylaşmak, her zaman dönüşüm getirmez. Gerçek terapi sürecinde, bir terapist yalnızca bireyin hislerini dinlemekle kalmaz, aynı zamanda ona içgörü kazandırır, savunma mekanizmalarını fark etmesine yardımcı olur ve yüzleşmekten kaçındığı duygularla güvenli bir şekilde temas kurmasını sağlar. Terapi, sadece rahatlamaya değil, kişinin kendisini derinlemesine keşfetmesine ve dönüşmesine de hizmet eder.

— Yapay zeka ise daha çok bir ayna gibi çalışır; doğrulayıcı ve destekleyici yanıtlar verir ama yönlendirici, derinlemesine bir içgörü kazandırıcı bir rolü olamaz. Bir birey, kendisini anlamak ve keşfetmek yerine yalnızca anlık bir rahatlama arayışıyla sürekli yapay zekaya başvurursa, kendi iç dünyasındaki meselelerle yüzleşme sürecini erteleyebilir. Bu da zamanla ruhsal dayanıklılığı zayıflatabilir.

YAPAY ZEKAYA BAĞIMLI OLMAK MÜMKÜN MÜ?

“Bağımlılığı genellikle bir madde ya da belirli bir alışkanlık üzerinden düşünsek de aslında bağımlılığın temelinde duygusal düzenleme için sürekli dışsal bir kaynağa ihtiyaç duymak yatar” diyen Gözde Göktaş, “Eğer bir birey, zorlandığında kendi iç sesine kulak vermek yerine sürekli dışarıdan bir onay ya da rahatlatıcı bir yanıt arıyorsa, bu onun duygusal olarak kendine yetmesini zorlaştırabilir” dedi. Göktaş, şöyle devam etti:

— Yapay zekaya aşırı bağımlı hale gelmek, kişinin kendi duygularını anlamlandırma ve yönetme becerisini zayıflatabilir. Özellikle insan ilişkileriyle ilgili kararlar alırken ya da duygusal zorlanmalar yaşarken, birey kendi iç görüleriyle yüzleşmek yerine, ChatGPT gibi bir sistemden yönlendirme almaya alışırsa, zamanla kendi duygu ve düşüncelerini analiz etme yetisini kaybedebilir.

— Gerçek insan ilişkileri, zaman zaman çatışmalar, hayal kırıklıkları ve belirsizlikler barındırır. Ama tam da bu süreçler, kişinin psikolojik dayanıklılığını ve sosyal becerilerini geliştirir. Eğer bir birey, insanlarla yaşadığı zorluklardan kaçınmak için tamamen yapay zekaya yönelirse, sosyal ilişkilerde kırılgan hale gelebilir ve yüz yüze iletişimde zorlanmaya başlayabilir.

Fotoğraflar: iStock

Related Posts