Ardan Zentürk, İsrail’in Suriye topraklarında yaptığı son harekatın direkt Türkiye’yi hedef aldığını belirterek Türkiye’nin yakın gelecekte yerleşmeyi planlandığı bölgenin İsrail tarafından vurulduğuna dikkat çekti.
Bunun son derece önemsenmesi gereken bir gelişme olduğunu anlatan Ardan Zentürk, İsrailli yetkilinin Suriye’deki son yapılan hava saldırılarının amacının Türkiye’ye bir mesaj iletmek olduğunu gazete manşetleri ile ilan ettiğini aktardı. Bunun “Türkiye’ye bir fiili savaş durumu” olduğunu vurgulayan Ardan Zentürk bunun Türkiye’nin bekasına yönelik bir mücadelenin artan temposu olduğunu söyledi.
Ardan Zentürk İsrail’in Türkiye’ye Suriye’de askeri üs kurmayın ve ülke semalarındaki İsrail faaliyetlerine müdahale etmeyin mesajının verdiğini belirterek “İsrail bunu Amerika’dan garanti almadan yapacak ve açıklayacak bir devlet değil… Yoksa durup dururken bize bir gazetenin manşetinden nasıl meydan okuyabilir. Hepimizin bu gelişmeyi ciddiye alması lazım.” diye konuştu.
Ardan Zentürk’ün İsrail’in Suriye’deki son saldırısı ve Türkiye açıklamalarını değerlendirdiği yayınından satır başları:
Suriye’deki sıcak gelişmeler artık doğrudan Suriye’nin yeni yönetimini pek ilgilendirmiyor. Bu gelişmeler, Suriye’de uzun süredir beklenen bir çatışmanın ya da hesaplaşmanın tahminlerden önce patlak verebileceğine dair işaretler taşıyor.
İSRAİL TÜRKİYE’NİN YERLEŞECEĞİ NOKTALARI HEDEF ALDI
Önceden Türkiye’nin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin özellikle Şam’ın korunması amaçlı ve İsrail’in elini kolunu sallayarak hava kuvvetleriyle dolaşmasını engelleme amacıyla Baas rejiminden kalan iki askeri üssü, ki bu üsler M5 ve M4 yollarına hakim noktada yani stratejik Şam Halep yoluna hakim noktalar. Şubat ayında varılan anlaşma çerçevesinde bu üslerde kademeli yerleşeceklerini aktardım. Ben bir detaydan çıkardığım bu haber birçok kaynaktan da doğrulandı. Bu İsrail medyasında da çok dikkat çeken bir gelişmeydi.
Bir hafta önce bu yöndeki bilgiler akmaya başladığında, İsrail Hava Kuvvetleri, söz konusu iki üssü bombaladı. Özellikle T4’ü yoğun şekilde bombaladılar. Buna yaparken de şunu söylediler. BAAS rejiminden kalan hiçbir stratejik malzeme ve üs Suriye’deki yeni yönetime teslim edilmeyecek. Hepsini tahrip edeceğiz…
İSRAİL RİSKLİ VE TEHLİKELİ BİR ARAYIŞA GİRDİ
Hala İsrail Dışişleri Bakanı ve Savunma Bakanı düzenli olarak yaptıkları açıklamalarda, Ahmed Erşara liderliğindeki Suriye yönetiminin bir radikal marjinal çete unsuru olduğunu ifade ediyorlar. Bugün üst üste gelen açıklamalar, aslında İsrail’in Ortadoğu’da Amerika Birleşik Devletleri’ne dayayarak tahminlerin ötesinde riskli ve tehlikeli bir arayışa girdiğini gösteriyor.
Birincisi herkesin gözü önünde İsrail’in Gazze’de harekat başlattı. Anladığımız kadarı ile Gazze şeridinin kuzeyindeki küçük bir bölümü hariç tutarak hemen hemen tamamını ilhak etmek yönündeki askeri harekâtını başlattı.
İkincisi İsrail Savunma Bakanı, halen Lübnan topraklarındaki ateşkes nedeniyle varlıklarını koruyan İsrail askerlerinin orada zamansız ve kısıtlamasız orada olduğunu açıkladı. Yani sonsuza kadar buradayım. O bölgedeki dini ve etnik farklı grupların kontrolünü ve güvenliğini sağlama amaçlı bir mücadelenin içinde olacaklarını söylediler.
Ve üçüncüsü Gideon Saar yine aynı şeklide Suriye’nin güneyinde oluşturdukları işgal alanının İsrail’in güvenliği çerçevesinde ve oradaki Dürzi toplumu ile işbirliği içinde sonuna kadar orada kalacağını ve genişleyeceğini ifade etti.
GAZETE MANŞETİ İLE MESAJ VERDİLER
Bütün bunlarla birlikte akşam saatlerinde ise İsrail savaş uçaklarının yeniden Suriye hava sahasına girdikleri görüldü. Ve yapılan açıklamalarda Şam yakınlarındaki Beşar Esad yönetiminden kalma bir bilimsel araştırma merkezinin bombalandığı bildirildi. Bu merkezde nükleer veya kimyasal silah çalışmaları yapılan bir merkez olarak tanımlanıyor.
Yine gelen bilgiler Türkiye’nin askerini yakın bir gelecekte hava savunma sistemleri ile beraber yerleştirmesi planlanan Palmira ve T4 üslerinin de vurulduğu yönündeydi.
Gelen bilgiler Türkiye’nin orta menzilli Hisar füze sistemlerini olmak üzere çelik kubbe için hazırlamış olduğu savunma sistemlerini bu üslere ciddi olarak yerleştireceği ve bu yolla İsrail’in artık elini kolunu sallaya sallaya etrafı bombalamasına izin vermeyeceği belirtiliyordu.
Bombalamalardan hemen sonra şöyle bir haber ile karşılaştık. The Jerusalem Post’a açıklama yapan bir İsrailli yetkili Suriye’deki son yapılan hava saldırılarının amacının Türkiye’ye bir mesaj iletmek olduğunu söyledi. Yetkili “Suriye’de askeri üs kurmayın ve ülke semalarındaki İsrail faaliyetlerine müdahale etmeyin mesajının verildiğini belirtti. İsrail ordusu Çarşamba günü yaptığı açıklamada saldırıların Hama civarını ve Şam’ın Barzeh semtindeki bilimsel araştırma binasına yönelik olduğunu doğruladı.
Ara başlıkta ise Türkiye’nin, İsrail’in Gazze’ye yönelik askeri operasyonunun genişletilmesine de karşı çıktığı vurgulanıyor.
Türkiye İsrail’in Gazze’ye operasyonunu büyük ölçüde genişleteceğini duyurması üzerine yaptığı açıklamada bu adamın İsrail’in barış arayışından uzak, yasa dışı yaklaşımının bir tezahürü olduğunu söyledi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada Gazze’deki operasyonların genişletilmesi ve İsrail işgali altındaki Batı Şeria’daki yerleşim yerlerini genişletmesine ilişkin şu sözlere yer verildi: İsrail’in uluslararası hukuku açıkça hiçe saydığı ve barış arayışından tamamen uzaklaştığı söylendi.
Şimdi… Jerusalem Post’un manşetten verdiği bu haber hepimize bir mesaj. Bu esasında Türkiye’ye bir fiili savaş durumudur. Bizim çocukların oraya intikal etmediğine inanmak istiyorum. Ki intikal ettilerse de İsrail’in böyle bir çılgınlık yapacağını düşünmek istemiyorum. Büyük ihtimalle bizimkiler hazırlanıyordu. Gerçi bombalamış olmaları bizim harekatımızı durdurmaz. Gideriz orada yeniden bina yaparız. Koskoca devletiz.
Ama İsrail bunu Amerika’dan garanti almadan yapacak ve açıklayacak bir devlet değil… İsrail böyle bir halt yemeyi tek başına yapamaz. Ancak arkasına bakacak, kalabalık.. ABD, İngiltere falan var. Dur ben bir Türkiye’ye kafa göz dalayım. Hesabı budur. Yoksa durup dururken bize bir gazetenin manşetinden nasıl meydan okuyabilir. Hepimizin bu gelişmeyi ciddiye alması lazım. Bu gelişme Türkiye’nin bekasına yönelik bir mücadelenin artan temposudur.
Kıbrıs’ta Doğu Akdeniz’de Suriye Irak hattında çok ciddi bir meydan okuma ile karşı karşıyayız. Çıkmış adam diyor ki ‘sen benim oralardaki hakekatıma karışma Türkiye’ diyor.
açıklamaları, İsrail’e fiili savaş durumunda bir mesaj niteliği taşıyor. Türkiye, gerektiğinde harekâtı durdurmayacaklarını ve bölgeye yeniden müdahale edeceklerini açıkladı.
İsrail’in Amerika’dan aldığı destekle bu tür adımlar attığını ve tek başına böyle bir eylemi gerçekleştiremeyeceğini belirten uzmanlar, İsrail’in Türkiye’ye karşı tavırlarını ciddi şekilde değerlendirmemiz gerektiğini vurguluyor. Türkiye’nin bekasına yönelik artan meydan okumalar, Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Suriye-Irak hattında daha da belirginleşiyor. Bu gelişmeler, Türkiye’nin ulusal güvenliği ve Ortadoğu’daki stratejik pozisyonu için kritik bir dönüm noktası oluşturuyor.