Eğitim Sağlık

Gece Vardiyası Sağlık Çalışanlarını Çözülmez Bir Sorunla Yüzleştiriyor: Yorgunluk ve Güvenlik Korkuları

Genel Sağlık-İş Sendikası, gece vardiyasının sağlık çalışanları üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne sermek amacıyla kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. “Gece Vardiyası Sağlık Riskleri Alan Araştırması” adı verilen çalışma, sağlık emekçilerinin yıllardır taşıdıkları görünmeyen yükü çarpıcı istatistiklerle ortaya koydu. Araştırma, 552 Genel Sağlık-İş üyesi ile yapıldı ve sonuçlar, gece vardiyasının artık yalnızca bir çalışma düzeni olmaktan çıkıp, sağlık çalışanlarını hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpratan bir sorun haline geldiğini gösterdi.

Araştırmaya katılan her on sağlık çalışanından dokuzu, ayda en az beş gece vardiyası yaptıklarını belirtirken, dört katılımcıdan üçü 24 saatlik nöbet sisteminde çalıştığını ifade etti. Katılımcıların %94,9’u kendilerini “uyku borçlu” hissettiklerini dile getirdi. Gece vardiyasının sadece yorgunluğa değil, aynı zamanda fiziksel sağlık sorunlarına da yol açtığı tespit edildi. Üyelerin %93,4’ü sindirim sistemi sorunları ile karşı karşıya olduklarını açıkladı. Ayrıca, sağlık çalışanları yorgunluk ve hastalıkların yanı sıra şiddet korkusuyla da mücadele etmek zorunda kalıyor. Emekçilerin %85,3’ü gece vardiyasında fiziksel şiddet açısından kendilerini güvende hissetmiyor. Katılımcıların %92,2’si ise vardiya saatleri nedeniyle ailevi ve sosyal etkinlikleri kaçırdıklarını belirtti.

Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, araştırmanın sonuçlarını değerlendirirken, “Sağlık emekçileri uzun yıllardır son derece zor bir tempoda çalışıyor. Araştırmamız, gece vardiyasının artık geçici bir yorgunluk değil, kalıcı bir tükenmişlik durumu yarattığını ortaya koyuyor. Uyku düzeni bozulan, dinlenemeyen ve sosyal yaşamdan kopan sağlık çalışanları ağır bir yük altında görev yapmaktadır” dedi. Uğur, yorgunluğun hastaların sağlığını da tehdit ettiğini vurgulayarak, “Araştırmamızda her üç sağlık çalışanından biri yorgunluk nedeniyle tıbbi hata yapma riskiyle karşı karşıya kalmakta. Bu durum yalnızca çalışanları değil, toplum sağlığını da tehlikeye atmaktadır” şeklinde konuştu.

Dr. Uğur, gece vardiyası çalışmalarının normal mesai saatleri gibi değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizerek, “Gece vardiyaları, sağlık emekçilerinde uyku bozukluğu, kardiyovasküler hastalıklar, kanser, diyabet, psikolojik yıpranma, sindirim sistemi problemleri ve sosyal yaşam kaybı gibi pek çok riske yol açmaktadır. Bu nedenle, gece vardiyası ücretleri artırılmalı, yıpranma payları genişletilmeli, dinlenme alanları iyileştirilmeli ve gece çalışma planları iş barışını bozmayacak şekilde çalışanlarla iş birliği içinde hazırlanmalıdır. Genel Sağlık-İş olarak talebimiz, akşam 20.00 ile sabah 08.00 arasında gerçekleşen gece çalışma ücretlerinin saatlik mesai ücretinin iki katı olarak ödenmesidir” ifadelerini kullandı.